Gece Güneşi

Trenden geçerken bir kıtadan başka bir kıtaya, gözüm pencereden kayıp giden hayatlara takıldı… Kimin hayatı şuanda gördüğüm?

Gecenin güneşi düşmüş mavi derinliğe. Bu vakit ve şuan mavi, daha fazla mavi olmak için uğraşmıyor; daha çok yeşil sanki daha çok turkuaz…

            İçinde kilitli bir sandık, sandık mühürlü aynı zamanda. Ne anahtar var ortada ne mührü kesecek kör bıçak!!! Birileri kaşıyor içimi tırmalıyor…

            Gemiler geçiyor yeşillerin içinden, kimse görmüyor bilmiyor. Yakınlarında bir ağaç var direnen bu son baharlı günlere, bu son ılıman rüzgâra. Son yaprak hala dalında ama o da düşecek sonunda yeşillerin kıyısına. Ağaç biliyor, yaprak biliyor ve geçip gittiğini en az bir kişi daha biliyor!!!

            Kim bilir ne(leri) taşıyor, kim bilir nereye taşıyor, kime ulaşmaya çalışıyor bu sessiz sedasız hareket eden gemi? Gece güneşi altında kimse fark etmez sanıyor geçip gideni.

            Acaba bu denizin, bu gecenin bu gece güneşinin hep aydınlık olan bir feneri var mıdır? Nerede şimdi?

            Gece güneşi bakarken tren son durağa geldi artık inmek gerek bu trenden! Gemiler geçerler gemiler  giderler, pencereme takılan hayat kimin?

E.B.

Yorum Yap