Mustafa Kemal ve Yusuf Ali nin Hikayesi

Çok uzun zaman oldu herhangi bir şeyler yazmayalı .Bilmiyorum neden belki hayatın güzellikleri içinde yazmaya fırsat bulamadığımdan yada bu fırsatları yazmayla değerlendirmememdi. Yazmak benim için hep önemli olmuştur aklımda daha yazmadığım pekçok deneme, hikaye ve anı var hepsi beliyor ancak şuan hepsinden daha önemli bir şey var. Yazmak hayata bir çizik atmaktır diye yazmıştım çok önceleri ve bu çiziğin tarihe dolayısıyla hayata biran önce atılması gerekli!!!

Nerden ve nasıl başlıcağımı tam kurgulamadım ama başlamak gerek.

Çocuk sahibi olmak her ailenin en büyük hayalidir tıpkı bizim gibi. Bu kararı aldıktan sonra rutin kontrollerden ve muayenelerden geçtikten sonra , sağlıklı bireler olduğumuzu tespit ettirdikten sonra bizde çocuk sahibi olmak istedik. 1 ay,2 ay, 3 ay olmuyordu , her olmayan ay kafamızı bulandırıyor acabaları soru işaretlerini çoğaltıyordu. Her geçen ay kendimizi kötü ve mutsuz hissediyorduk ve öyleydikte. Kendimize eğlenceler arıyorduk ama çokta bulamıyorduk.

Kurban bayramı geldi çattı ve kardeşimin düyünü için Moldova yoluna koyulduk. Güzel ve eğlenceli 1 haftanın ardından döndük ve rutin olan mutsuzluk anlarından birini yaşıyacağımızı düşünerek bir test daha yaptık, ve ve evet bizim de çocuğumuz olacak !!! nasıl bir sevinç anlatılmaz. Ertesin gün okuldan sonra hastanede teste gidecektik ancak aşkımın arkadaşları bzden daha heycanlı olduklarından aşkımı tuttukları gibi soluğu hastanede almışlar ve artık kesin olarak çocuğumuz olacak.

İlk 2 ay herhangi bir şey yoktu ancak ondan sonra zorlu bir süreç başladı. 

Önce hangisinden bahsetsem…

Doktorla başlıyaım. Önce nasıl olsa özel hastane var doktoruda ıyıdır die orada başladık. Ultrasonda 2 kese görünüyor dedi doktor ikiz sanırım diyor hemen ardına. Aşkım ve benim üzerimde hafif bir şok etkisi sonrsında mutluluk gülümsemleri yüzümüze yapışan. Sonrasındaki sorular ailede ikiz var mı? Tedavi ile mi?

Birkaç hafta sonra ilk korkumuz ama nasıl bir korku anlatılmaz, yazılmaz daha 2. Ve 3. Ayın arasındayız ve aşkımı hastaneye kaldırdık aşkım kötü çok kötü durumda. 4 gün yattık hastanede. Devlet hastanesinde yanımızda kimse yok Kadın doğum servisi kalmama izin verilmiyor,ellerimiz boşta o sıra kimse yok . aslında varmış biz fark etmiyormuşuz. Aşkım bir arkadaşını çağırdık gece vakti koştu geldi. Ertesi gün nöbetçi hemşire sağolsun izin verdi. Sonraki gün kimse yok hemşire yok diyor,biz burdayız diyor. Önce hastanenin birtarafında bankta beklerim diye düşündüm ancak bütün banklar bütün koltuklar daha önceden Suriyeli mülteciler tarafından kapılmış. Dışarda araba içinde sabahladım.Son gün aşkım daha iyi ancak doktor çıkarmıyor ama çok şükür aşkımın annesi yetişiyor. Dün gibi hatırlıyorum doktorun sözcüklerini “sorunlu bir ikiz gebelik, yatıp dinlenmesi gerekli,hatta mümkünse tuvalete bile çıkmamalı” ben “eşim öğretmen rapor verebilir misiniz?”

–olur 5 gün yeterli mi?

–          10 gün verin

Bakışları görmeliydiniz, sanırsınız canını istedim. Verdi 10 gün raporu ve bitti 10 günlük rapor ve bir daha gttik aynı doktora durumu bildiği için daha uzun rapor verebilir diye ama söylediği şey “daha rapor veremem bir şey olursa hastaneye yatar yoksa yok!!” –doktor bey eşim öğretmen ve cevabı çok yormasın kendini.

Buradki özel hastanedeki doktor bir 10 gün verdi ama o yıl için tek hekim raporlarımızda böylece bitti. Artık korkularımız daha da arttı ya bir şey olursa bu adamlar hem dikkat edin diyor hemde rapor vermiyor. Kafama antepteki özel hastaneler geldi. Önce birine sonra diğerine. Lk gittiğimizde doktor ikizleri ya bu tekil gebelik diğeri yok dedi. Korktuk bir şey oldu diye sonra gittiğimiz hastanede ise yooo ikiz gebelik bu dediler ve tamam dedik burası olacak.

Yorum Yap